YAŞLI ADAM BANA BAĞIRDI

  • 22 Ağustos 2016
  • 212 kez görüntülendi.
YAŞLI ADAM BANA BAĞIRDI

YAŞLI ADAM BANA BAĞIRDI

 CAMİLERİ SEVDİREBİLSEK…

 

Bir Perşembe günü Adana’nın kenar mahallelerinden birinde ağır adımlarla yürüyorum. Yürürken yine her zamanki gibi aklımda bir sürü düşünce, kalbimde bir sürü vesvese hakim.

Dalgınlığıma son veren, camilerin minarelerinden yükselen ezan sesleri oluyor. Öğle ezanıdır okunan. Önemli bir işim olmadığı için ( maalesef namazı önemli işlerimizden biri olarak göremiyoruz.) en yakınlardaki camiye yöneliyorum. Camide dikkatimi çeken tek şey cami cemaatinin hemen hemen tamamının yaşlılardan oluşması.

“ Neden böylesi güzel bir mekana gençlerimiz pek rağbet etmiyor, namaz sadece yaşı ilerlemiş insanlara mı farz, acaba şu anda kaç ana-baba çocuğuna camiye gidip namazı cemaatle kılmasını öneriyor?”

Namazı, maalesef, kafamdaki bu sorular eşliğinde bitiriyorum. Cemaat son sünnetleri de kıldıktan sonra camiden ayrılıyor. Ancak ben ikindi namazına kadar camide kalmak istiyorum. Kalıp da dua etmek, huzur bulmak istiyorum. Kıbleye doğru oturup bildiğim sureleri okumaya başlıyorum. Bir süre sonra kulaklarım 60 yaşlarındaki bir amcanın sesiyle doluyor:

– Namaz bitti. Hâlâ ne yapıyorsun burada? Çık, çık!

Kendimi tamamen duaya verdiğim bir anda duyduğum bu sözler karşısında büyük bir şaşkınlığa dönüyorum. Bir an bana söylememiştir canım, diye kendi kendime teselli vermeye çalışıyorum; ancak camide benden başka kimsenin olmadığını görünce az önceki lafların bana geldiğini anlamam zor olmuyor. Bir genci camide ibadet ederken gören bir yaşlıdan takdir dolu sözler beklerken özellikle adamın,

–  “Çık, çık!” şeklindeki itici sözleri beni gerçekten üzmüştü.

Camiden ayrılıyorum. Ama bir camiden ayrılırken hiç bu kadar nefret dolu olmamıştım, hiç bu kadar:

–         Keşke, namaza gelmeseydim, diye düşünmemiştim.

Caminin aynasından kendime bakıyorum, kıpkırmızı kesilen bir yüz görüyorum karşımda. Bu ihtiyar neden böyle yaptı, neden bu mübarek Ramazan ayında camiyi sevdireceğine  insanları camiden soğutuyor. Ben bunları düşünüp camiden uzaklaşınca caminin az ilerisinde bulunan kıraathaneye takılıyor gözlerim. Yaşları 15 ile 20 arasında değişen onlarca genç sigara dumanının yükseldiği kumar masalarında küfür dolu sözlerle oyun oynuyorlar. Üstelik normal bir zaman değildi, içinde bulunduğumuz zaman. Ramazan ayıydı.

Şimdi anlıyorum neden gençlerimizin kötülük denizinde boğulmak üzere olduklarını, şimdi anlıyorum neden öğle vaktinde camide bir tek genci göremediğimi.

Az önce bana,

–         “Ne işin var burada, çık çık!” diyen yaşlı amcanın farkında olmadan beni kötü alışkanlıklara ittiğini anlıyorum.

Kahvehanenin girişinde “18 Yaşından Küçükler Giremez” yazısı olmasına rağmen gençler alınabiliyor. Ama camiye her yaştan insanın girebileceğini bilmemize rağmen gençlerimizi camiden soğutuyoruz.

Bırakalım gençler camilere gelsinler. Caminin halıları gençlerin pantolonlarındaki çamur sebebiyle kirlensin, ne olacak. Cami halılarını temizlemek kolay; ama gençlerimizin kirlenen kalplerini, bunalan beyinlerini temizlemek pek de kolay değildir.

İslam kolaylık dinidir. EY CAMİ CEMAATİ! LÜTFEN CAMİLERİ SEVDİRELİM.

 

30.11.2001-ADANA ( EKREM YILMAZ)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
%d blogcu bunu beğendi: