SEN DİNCİSİN AMA

  • 22 Ağustos 2016
  • 2.107 kez görüntülendi.
SEN DİNCİSİN AMA

BEN SENDEN DAHA BİLGİLİYİM

   Yazın, tatilimin hemen hemen tamamı Tepe’de geçer. Tatil günlerim ev-dükkan-cami üçgeninde tükeniyor. Ama durumdan hiç de şikayetçi değilim. Zira tatilde bir işe sarılmak isteyen o kadar çok genç var ki…Üstelik işimi yaparken dükkanımızın tam karşısındaki camiden yükselen ezan, içime tarif edilemez huzur bırakıyor. Namazımı cemaatle kılma fırsatına sahip olduğum için Allah’a ne kadar şükretsem azdır.

   Ben huyum gereği camiye gelen çocuklarla sohbet etmek, şakalaşmak isterim. Yine bir gün camiye doğru ilerlerken caminin yanından akan küçük kanalda abdest alan birkaç çocuk gördüm. Hemen yanlarına vardım. Onlarla samimi olmak için aklıma gelen ilk soruyu sordum:

–         Ya, şu kanalın suyu nereden çıkıyor acaba?

Abdestini yeni tamamlayan çocuk,

–         Ağabey, biz buralı değiliz; ama suyun nereden çıktığını biliyoruz. Tabi ki yer altından çıkıyor.

   Evet, çocuklardan ilk darbeyi bu şekilde almıştım. Anlaşılan, soru sormadan evvel daha mantıklı bir soru düşünmeliydim. Neyse küçük çocuğun sözü yeni bitmişti ki başka biri okuyup okumadığımı merak etti. Ben de şu an üniversitede okuduğumu, Allah izin verirse ileride Din Kültürü öğretmeni olacağımı söyledim.

Küçük delikanlıdan,

–   “Oo, çok güzel!” gibisinden bir söz beklerken o,

–         Sen “Dincisin” ama ben senden daha iyi din biliyorum. İstiyorsan bana soru sor, dedi.

   Gerçekten de beklemediğim bir karşılıktı bu, hem niye bana “siz” diye değil de “sen” diye hitap ediyordu. Normal şartlarda insanların Din Kültürü öğretmenlerine “Dinci” diye hitap etmesinden hoşlanmam ve anında gereken tepkiyi gösteririm. Ancak bu çocuğun cesareti beni gerçekten etkilemişti. İsteği üzerine ona din ile ilgili birkaç soru yönelttim. Çocuk, sorduğum sorulara “Şimdiye kadar çok kitap okudum. İnsanlar benim bildiğimi anlasınlar artık.” dercesine cevap veriyordu. O konuşurken ben onu can kulağıyla dinliyor, ara sıra hafif tebessümle başımı sallayıp onaylıyordum fikirlerini.

   Nihayet konuşması bitmişti. Çocukta müthiş bir rahatlama gördüm, gözleri ışıl ışıldı. Kendisini yürekten kutladığımı, bana dua etmesini istediğimi belirttim.

–         Tamam abi size çok dua edeceğim.

   Çocuğun verdiği bu karşılık da beni şaşırtmıştı. İlk tanışmamızda “sen”li konuşan bu minik delikanlı neden bu sefer “siz”li ifade kullandı. Sanırım az önceki üslubuna ters tepki göstermediğim içindi bu.

   Adının Enes olduğunu öğrendiğim bu çocuk Tepe’ye geçici bir süre için gelmişti. O gün çocuğun kalbi bana karşı büyük sevgiyle dolmuştu. Ben bunu çocuğun her hareketinden çıkarabiliyordum.

   Enes bir süre gözden kayboldu. Onu gerçekten özlemiştim. Bir gün dükkanda iken Enes aniden içeri girdi. Onun dükkanın içine girmesiyle benim de içime bir huzur girdi. Sanki yıllardır samimi olduğumuz bir dostumu uzun zaman sonra ilk kez görüyormuş gibi sevindim. Enes’in hal hatırını sormam henüz bitmemişken elindeki çantadan bir kitap çıkardı, titrek elleriyle bana kitabı uzatırken,

–         Ekrem ağabey, size bu kitabı aldım, kabul ederseniz çok sevinirim.

   Allah’ım, ne kadar güzel bir şey. 12 yaşındaki bir çocuğun gönlüne girebilmek, onun saf sevgisini kazanabilmek ne büyük bir onur!

   Enes’e dilime gelen en güzel sözlerle candan yürekten teşekkür ettim. Ara sıra dükkana uğrayıp çayımı içmesini söyledim ona. Ancak o Diyarbakır’a gideceğini ve artık Tepe’ye gelemeyeceğini söyledi. Bu arada benim telefon numaramı da almayı ihmal etmedi. Artık veda vakti gelmişti.

–         Ekrem Ağabey, Allah’a ısmarladık. Sizi çok seviyorum. diyerek bana sarıldı.

     Otobüs durağına doğru ilerlerken de yaşlı gözlerini siliyordu.

   Enes’in bu sevgisi camide karşılaştığımız o günün ürünüydü. İyi ki onunla o gün güzel bir üslupla konuşmuşum ve iyi ki bana,

–  “Dincisin; ama senden daha iyi biliyorum” derken ona sert tepki göstermemişim.

Hamt, “Sen iyiliği en güzel şekilde emret.” diye buyuran Rabb’ime,

Salat, güler yüzlü, tatlı dilli Peygamber’ime olsun…

20.06.2002-TEPE BELDESİ

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
%d blogcu bunu beğendi: