O’nu TANI SEV…

  • 31 Ağustos 2016
  • 92 kez görüntülendi.
O’nu TANI SEV…

ŞİMDİ PEYGAMBERİMİZ(s.a.v)’i DAHA İYİ ANLAMA ZAMANI

Onu tam olarak anlatabilmek mümkün mü?…Onu tam anlatacak kelimeler, sayfalar,satırlar var mı bu dünyada?…Onun değerini anlatmaya kitaplar yeter mi?… Onu öğrenmek, onun yolundan gitmek, onun davranışlarını örnek almak hepimizin görevi olmalıdır.
♥Peygamberimiz(s.a.v) simâca insanların en güzeli, ahlâk yönünden de insanların en üstünüydü. “Sizin en hayırlınız, ahlâken en üstün olanınızdır.” Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim”.buyurmuştu. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de ALLAH(Celle Celaluhu)
“Aziz Peygamberim, şüphesiz sen en üstün bir ahlak üzeresin”demiştir.
♥Efendimiz(s.a.v)’in yaşayışı, Kur’ân-ı Kerîm’in sanki canlı bir tablosuydu. Eşi Hz. Âişe’den Rasûlüllah (s.a.v.)’in ahlâkı sorulunca:
-“Siz Kur’ân-ı Kerîm okumuyor musunuz? O’nun ahlâk’ı Kur’ân’dan ibâretti”” diye cevâp vermişti. Çünkü O’nun yaşayışı ve bütün davranışları Kur’ân-ı Kerîm’in insanlara gösterdiği hidâyet yolunun uygulanmasıydı. Nitekim, sâdece sözleriyle değil, yaşayışı, fiil ve davranışlarıyla da uyulması gereken en güzel örnek olduğunu ALLAH şöyle ifade etmektedir:
“Sizin için Allah Resûlünde en güzel örnek vardır”.
♥Kainat Efendisi (s.a.v.) güler yüzlü, nâzik tabîatlı, ince ve hassas rûhlu idi. Katı yürekli, sert ve kırıcı değildi. Ağzından sert ve kaba hiç bir söz çıkmazdı. Kur’ân-ı Kerîm’de bu konuda: “Allah’ın rahmeti eseri olarak, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi.” buyrulmaktadır.
♥Rasûlüllah (s.a.v.) başkalarını tenkit etmez,
kimsenin ayıbını yüzüne vurmazdı. Yanlış ve hoşlanmadığı bir davranış görürse, “içinizden bazı kimseler, şöyle şöyle yapıyorlar…” şeklinde, bu davranışları yapanların kim olduklarını belli etmeden ve hiç kimseyi kırmadan yanlış ve hataları düzeltirdi.
♥ Kimsenin sözünü kesmez, konuşması bitinceye kadar dinlerdi. Tartışmayı sevmez, sözü gereğinden çok uzatmazdı.
♥Kendini ilgilendirmeyen şeylerle meşgul olmaz; kimsenin gizli hallerini araştırmazdı.
♥Allah’a hürmetsizlik olmadıkça, şahsına yapılan kötülükleri, ne kadar büyük olursa olsun, bağışlar, eline imkân geçince öç almayı düşünmezdi.Ancak Allah’ın yasaklarını çiğneyenlere hak ettikleri cezâyı verirdi. Mekke’nin fethedildiği gün, daha önce kendisine her türlü kötülüğü ve hakareti reva gören Mekke müşriklerine: “Bugün size geçmişten dolayı azarlama yok”, serbestsiniz diyerek hepsini affetmişti
♥İffet ve hayâ yönünden, son derece duyarlı ve utangaçtı.”Hayâ imandandır”, “Hayâ ancak hayır getirir” buyurmuştur.
♥ Bir şeyden hoşlanmadığı zaman açıkça söylemez, bu durum yüzünden anlaşılırdı. Hiç bir yemeği beğenmezlik etmez, arzu etmezse yemezdi.
♥Elini yıkamadan ve “Besmele” çekmeden yemeye başlamaz.Hamd etmeden de sofradan kalkmazdı.
♥Bütün insanları eşit tutar, zengin-fakir, efendi-köle, büyük-küçük ayrımı yapmazdı. Mekke’nin fethi esnasında Fâtıma adlı bir kadın hırsızlık yapmış, soylu bir aileden olduğu için bu kadına cezâ verilmemesi istenmişti. Bu olayla ilgili hutbesinde Hz.Muhammed: ” Allah’a yemin ederim ki, kızım Fâtıma da çalmış olsaydı, cezasız bırakmazdım” buyurdu.
♥Her bakımdan kendisine güvenilirdi. Verdiği sözü mutlaka zamanında yerine getirirdi. Dürüstlükten ayrıldığı, şaka bile olsa yalan söylediği hiç görülmemiştir. Bu yüzden O’na henüz Peygamber olmadan “Muhammedü’l-emîn” denilmişti.

Safâ tepesine insanları toplayıp İslâm’a dâvet için, “Size şu dağın arkasında düşman atlılarının bulunduğunu söylersem, bana inanır mısınız?” dediği zaman: “Hepimiz inanırız çünkü Sen yalan söylemezsin” diye cevap vermişlerdi.
Kendisi böyle olduğu gibi, herkesin dürüst olmasını isterdi.
♥Bir sözünde şöyle buyurmaktadır: “Doğruluktan ayrılmayınız, çünkü doğruluk, iyilik ve hayra götürür, İyilik ve hayır da, kişiyi Cennet’e ulaştırır. Kişi doğru söyleyip doğruluğu aradıkça, Allah katında sıddîkler zümresi’ne yazılır. Yalan sözden ve yalancılıktan sakınınız. Çünkü yalan insanı kötülüğe sevk eder. Kötülük de kişiyi Cehennem’e götürür, İnsan yalan söylemeye ve yalanı aramaya devamede ede, Allah katında nihayet yalancı yazılır”
♥Rasûlüllah (s.a.v.) insanların en cömerdi ve en kerîmiydi. Eline geçen her şeyi muhtaçlara dağıtır, kimseyi eli boş çevirmezdi.
♥ “Ben ancak dağıtıcıyım, veren Allah’tır”, derdi. İhtiyacından fazla bir şeyin kendinde veya evinde bulunmasını istemezdi. “Uhut Dağı altına çevrilip de benim olsa, borcum için ayıracaklarım müstesna, ondan tek bir dînârın bile üç geceden çok yanımda kalmasını istemezdim” demiştir.
♥Son derece alçak gönüllü idi. Bir topluluğa geldiğinde, kendisi için ayağa kalkılmasını istemez, boş bulduğu yere otururdu. Arkadaşları arasında otururken ayaklarını uzatmazdı. Arkadaşları her işini yapmayı kendileri için şeref saydıkları halde, bütün işlerini kendi görürdü.
Ev işlerinde hanımlarına yardım ederdi.
♥Methedilmesini ve aşırı hürmet gösterilmesini istemezdi.
♥Fakîr kimselerle düşüp kalkmaktan, yoksulların, dulların, kimsesizlerin işlerini görmekten zevk alırdı. Bulduğunu yer, bulduğunu giyer, hiç bir şeyi beğenmezlik etmezdi, ama pejmürdelikten de hoşlanmazdı.
♥Yiyecek bir şey bulamayıp aç yattığı bile olurdu. Bütün işlerini tam bir düzen içinde yapardı. Namaz ve ibadet vakitleri, uyku ve istirahat için ayırdığı saatler, misafir ve ziyaretçilerini kabul edeceği vakitler hep belirliydi. Vaktini boş geçirmez, her anını faydalı bir işle değerlendirirdi. “İnsanların aldandığı iki nimet vardır:
Sıhhat ve boş vakit”, buyurmuştur.
♥ Alemlere Rahmet Efendimiz (sav) ilk vahiy’den sonra gördüklerini anlattığı zaman eşi Hz. Hatice: -“Allah’a yemin ederim ki, Cenâb-ı Hak hiç bir vakit seni utandırmaz. Çünkü sen akrabanı gözetirsin, işini görmekten âciz kimselerin ağırlıklarını yüklenirsin, fakîre verir, kimsenin kazandıramayacağını kazandırırsın. Misâfiri ağırlarsın, Hak yolunda herkese yardım edersin…” diyerek O’nun Peygamberliğini hemen kabûl etmiş, en küçük tereddüt göstermemiştir.
♥Çocukluğundan itibâren 10 yıl hizmetinde bulunan Hz. Enes: -Rasûlüllah (s.a.v.)’e 10 yıl hizmet ettim. Bir kere bile canı sıkılıp, öf, niçin bunu böyle yaptın, neden şunu şöyle yapmadın, diye beni azarlamadı”, demiştir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
%d blogcu bunu beğendi: