ALLAH’a İMAN

  • 23 Ağustos 2016
  • 147 kez görüntülendi.
ALLAH’a İMAN

EN BÜYÜK ÖZGÜRLÜK, Yalnızca ALLAH’a Kul Olmaktır…

Yaşayan Kim Dünyayı? Bilerek Veliler, Bilmeyerek Deliler,

  Gerisi “Yaşadık” Zannerderler…”

TESADÜF MÜ? GÜLDÜRMEYİN BİZİ: Evde biraz etrafınıza bakarsanız her şeyin “yapılmış” olduğunu göreceksiniz. Duvarlar, döşemeler, tavan, oturduğunuz sandalye, elinizde tuttuğunuz kitap, masanın üstünde duran bir bardak; sayılamayacak kadar çok detay… Tek bir tanesi dahi kendi başına oluşup odanıza gelmedi. En basit görünen bir halı saçağını bile uğraşıp yapan biri vardır; o saçak oraya kendi kararıyla, tesadüfen gelip yerleşmemiştir. Küçük ya da büyük, düzen olan her yerde, mutlaka bu düzenin bir kurucusunun ve koruyucusunun olması gerekir. Bir gün birisi çıkıp, ham demir ve kömürün tesadüfen çeliği, çeliğin tesadüfen Eyfel Kulesi’ni oluşturduğunu iddia etse, bu kişinin ve ona inananların akıllarından şüphe edilmez mi? Doğadaki olağanüstü uyum çıplak gözle dahi açıkça görülürken, bu dengenin tesadüfen veya başıboş meydana geldiği nasıl düşünülebilir? Ayrı ayrı her noktasının, Yaratan’ın varlığını delillendirdiği kainatın, kendi kendine var olduğunu söylemek, olabilecek en mantıksız iddiadır. Bir binanın ustası varsa muhteşem uyum içinde olan Kainatın da bir Yaradan’ı vardır. O Yaradan da ALLAH’tır.

ALLAH’ı NEDEN GÖREMİYORUZ::Vali Ünal Erkan i.ö.o’da çalışırken bir öğrencim şöyle sormuştu: Hocam, biz insanlar niçin Allah’ı göremiyoruz? Halbuki Allah görünseydi de herkes ona inansaydı, herkes Müslüman olsaydı, güzel olmaz mıydı?Öğrencimin sorusu beni biraz şaşırtmıştı. Zira ondan yaşı gereği böyle bir soru beklemiyordum.Kelimeleri son derece özenle seçerek Ferdi’nin sorusunu cevaplandırmaya çalıştım.: “Allah, insana sınırlı bir yetenek vermiştir. İnsan, sahip olduklarıyla her şeyi gerçekleştiremez. Şöyle bir düşündüğümüz zaman varlığı kesin olup da göremediğimiz o kadar çok şey var ki.

– Öğretmenim, mesela aklımızı göremiyoruz, diye sohbeti sürdürdü Ferdi ve ekledi:

– Aklımız var; ama göremiyoruz. Demek ki Allah bize aklı görecek yetenek vermemiştir. – Aferin Ferdi, dedim. Çok iyi çözdün. Ya da, dünya dönerken dönüş sesini duyamıyoruz. Çünkü Allah kulaklarımızı o yetenekte yaratmamıştır. Unutma ki bu dünya bir imtihan içindir. Eğer Allah görünseydi imtihanın bir anlamı kalmazdı. O zaman herkes Allah’ı görecek ve ona inanacaktı. – Doğru öğretmenim, diye beni onaylayan Ferdi konuyu biraz değiştirdi:- Ama öğretmenim, bazı insanlar “Görünmeyen şeye inanmam” diyorlar. Ferdi’nin sorduğu soru aslında çoğu insanın aklını kurcalayan soruydu. Sorunun cevabını vermeye hazırlandığım sırada yanımızdan özel halk otobüsü geçti.Bak Ferdi, dedim. Sen önümüzdeki otobüsü biraz seyret. Bir süre sessizlik oldu. Otobüs gözden kaybolunca Ferdi, “Ne oldu Hocam”, diye sordu. Asıl söyleyeceklerime geldim: “Bu otobüse dikkat ettiysen belli bir düzende gidiyor. Rast gele gitmiyor. Neden sence? “Çünkü içinde şoförü var, hocam.”“Peki sen şoförünü görüyor musun?”-    Hayır, hocam.“- Peki otobüsün şoförünü göremiyoruz diye “şoför yok”, diyebilir miyiz?-    Hayır , hocam. Otobüs kendiliğinden gidemez ki. Gitse de düzgün gitmez. Bir yere çarpar.-   Çok doğru Ferdi, dedim. İşte aynen bunun gibi biz Allah’ı göremiyoruz. Ama bize Allah’ın var olduğunu gösteren evreni görebiliyoruz. Evrendeki ihtişamlı düzen bize Allah’ın var olduğunu gösteriyor. Nasıl ki belli bir düzende giden otobüs şoförünün varlığını inkar edemiyorsak, mükemmel bir uyuma sahip evrenin sahibini de inkar edemeyiz. ( Not: Akıl görünmüyor diye insanlara akılsız, şeref-namus görünmüyor diye şerefin yok diyemeyeceğimiz gibi ALLAH’ı görmüyoruz diye O’nu inkar edemeyiz.)

* Brezilyalı yazar Paulo Coelho, Simyacı adlı kitabında “Her şey işarettir. Her şey bir ve tek şeydir. Evren, herkesin anlayacağı bir dilde yaratılmıştır.Ama bazı insanlar bu dili konuşmak istemiyor.Evrensel dili bilen bir simyacı arıyorum” demektedir.Evet Kainatın dilini çözen, her şeyden BİR şeye varır.Allah’ın varlığına ulaşmakta zorluk çekmez.Çünkü tüm yollar O’na çıkar.Yeter ki bu yolda Kur’an adlı ışık elde olsun. Tüm bilim dalları aslında kainatı ve yaratıcısını anlatır.Goethe der ki: “Kainat, her yaprağında en derin yazılar bulunan biricik kitaptır.”Bütün kitapların anlata anlata bitiremediği tek kitap ALLAH’ın kainat kitabıdır.Mükemmele ulaşmak için kainatı Kur’an’la, Kur’an’ı da kainatla okumalıyız.Atomdan insana, hücreden galaksilere kadar bütün kainatta, ince ve baş döndürücü bir sanat göze çarpmaktadır.Bize düşen böylesine mükemmel yaratılmış kainatı “Oku”yup Yaratıcımız,Rabbimiz, Sahibimiz ALLAH’ı düşünmektir.Bizi düşünmeye sevk eden en büyük kaynak hiç kuşkusuz Kur’an-ı Kerim’dir.Allah Kur’an’da şöyle buyurur: “ Göklerde ve yerde (Allah’ın varlığına) nice deliller vardır ki insanlar, bu delilleri görmeden yüz çevirip geçerler” (Yusuf,105)    Bu büyük uyarıdan sonra  İŞTE ŞİMDİ DÜŞÜNME ZAMANI….

Dev Ekran, GÖKYÜZÜ: Bilgisayar,TV müptelası olan bizler acaba günde kaç dakikamızı gökyüzünü seyretmeye ayırıyoruz?Allah, Kur’an-ı Kerim’de “Onlar üzerlerindeki göklere bakmazlar mı onu nasıl bina ettik ve süsledik…Çevir gözünü bak, bir kusur görebilecek misin?…” diye buyuruyor. Bu ayetlerin muhatabı biziz.

Namaz kılın” diyen Rabbimiz “Göklere Bakın” diye de emretmiştir. İkinci emri ihmal edersek birinci emri tam yerine getiremeyiz.

Çevremizdeki Allah’ın rahmet eserlerine, göklerin direksiz nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl döşendiğine bakıp düşünmezsek Allah’ı tam olarak tanıyamayız.Ne dersiniz bundan böyle birkaç dakikamızı gece ve gündüz göklere bakmakla geçirelim mi? TV kanallarında bilmem kaçıncı defa gösterilen bayat filmleri, yapay sahneleri izlemekten alacağınız mutluluğun kat kat fazlasını Rabbimizin Yarattığı Kainat TV kanalından yapılan sürekli canlı yayınları, gökyüzünün mavi ekranında izleyerek alabiliriz.

BAHÇEDEKİ AĞAÇLARA NE KADAR BAKIYORUZ? Her ağaç, her çiçek birer şiirdir. Yıllarca Yaradanı’nı anlatan şiirler… Artık bir ağaca bakınca nakış nakış işlenmiş, dantel dantel dokunmuş yapraklarını, çiçeklerini düşünerek bakalım.Sevdiğimiz bir çiçek verdiğinde yüzümüz gülüyor, o çiçeğe değer veriyoruz Rabbimizin bize sunduğu o kadar çiçeği nasıl fark etmiyoruz? Dünya kupası ve madalyaları nasıl iyi sporculara veriliyorsa Ahiret Kupası ve Ahiret madalyaları da iyi izleyicilere verilecek. Rabbimizin kusursuz eserlerini iyi izleyip yaşamak.işte burada yatar aradığımız HUZUR.

SİZİ ÜCRETSİZ  DEFİLEYE BEKLİYORUZ:Allah, her bahar, her çeşit ağacı giydiriyor. Önce nakışlı elbiseler,beyaz,pembe,kırmızı gelinlikler; sonra yapraklardan oluşan yeşil tonlu elbiseler; farklı meyve takıları; sonra da sarı ve kahverenginin bütün tonlarının yer aldığı daha başka görünümlü giysiler…Bahar günlerinde her an defileler yapılıyor. Her ağaç bize Rabbimizin varlığını gösteren birer mankendir adeta. Lütfen özellikle  bahar günlerinde Parkormanı’nda, bağlarda,bahçelerde, ovalarda,dağlarda vs. bütün gösteri alanlarında biletsiz girip seyredebileceğimiz bu muhteşem gösterileri kaçırmayalım.Kainat Kütüphanesi’nin bu eşsiz kitaplarından yararlanalım. Dünyaya geliş amacımızın Rabbimizin eşsiz sanatını düşünmek ve ona göre yaşamak olduğunu unutmayalım.HADİ CENNETE ÇİÇEK YOLLAYALIM: “Dediler: Cehennemde odun bulunmaz, Herkes yakacağını buradan götürür. Anladım ki cennete giden de buradan, Gülünü Zambağını kendi götürür.”

( Arif Nihat Asya)Cennet içinde herkesin özel bahçesi olacaktır.Burada saraylar,köşkler, ırmaklar, havuzlar vs. bulunacaktır.Bu bahçenin genişliği, bizim sağlıklı düşünmemiz ve ibadetlerimiz ile doğru orantılı olduğundan onu, bu dünyada kazanacağız.Her gün cennet bahçemize yüzlerce çiçek, ağaç gönderebiliriz.Böylece bahçeyi istediğimiz kadar genişletebiliriz. En büyük bahçe ancak Namazla olabilir. İnternet başında saatlerimizi öldürüp de beş dakikalık namaza vakit ayırmamak iyi düşünmediğimizi göstermektedir.Ne mutlu cennet bahçesine NAMAZ  çiçeğini yollayanlara…

FARK VAR: Bir resme hayranlıkla baktığımızda ya da bir kitabı zevkle okuduğumuzda “ne güzel resim, harika kitap” demektense “Bu resmin ressamı ne güzel yapmış, bu kitabın yazarı ne güzel yazmış” demek daha anlamlıdır. İşte bunun gibi Kainattaki resimleri görüp onların sahibi olan ALLAH’ı görmemek büyük bir eksiklik ve nankörlüktür…”Ben çok güzelim” cümlesi ile “Rabbim, beni çok güzel yaratmış” cümlesi arasında İMAN denilen büyük bir FARK VAR.

EKONOMİK KRİZ: Ekonomi elbetteki hayatımızın vazgeçilmezidir. Ama şu bir gerçektir ki hayat sadece maddeden ibaret değildir.Ruhumuzun borsalarını, senetlerini iyi değerlerle işletirsek cebimizin borsasının çökmesine fazla üzülmeyeceğiz. Huzur bir duygu halidir. Paranın ya da hisse senedinin kendisinden kaynaklanmıyor.İnsan, Allah’ın yarattığı her şeye bir değer verirse huzurun paradan değil İMAN’dan geldiğini anlayacaktır, milyarları verseler de parmağımızın yarısının kesilmesine razı olmayız ya da bir gözümüzün alınmasına… Demek ki biz zaten zenginiz, Rabbimizin sonsuz nimetleriyle zenginiz.Kendini Rabbinin servetleri içinde zengin hisseden biri Yunus gibi şöyle der belki: “Canlar canını buldum, bu canım yağma olsun.Kârdan, ziyandan geçtim, dükkanım yağma olsun. Yunus ne hoş demişsin, bal u şeker yemişsin; Ballar balını buldum, kovanım yağma olsun.”  ( İşte benim Güllerim,Seyfettin Bulut)

ŞİMDİ DUA-İBADET ZAMANI: Tüm bunları düşündükten sonra sayamayacağımız nimetlere karşılık rabbimizin istediği gibi bir hayat sürdürmek bize anlatılamaz HUZUR verecektir.Unutmayalım, ALLAH’ın, bizim ibadetimize ihtiyacı yok. Ancak bizim ibadete ihtiyacımız çok. Hastalandığımızda doktorun verdiği reçeteyi kullanmamız veya kullanmamamız doktora zarar ya da yarar vermez. Aynen bunun gibi isyan da etsek, sabır da; küfür de etsek şükür de, Rabbimizin emrettiği ibadetleri yapmamız ya da yapmamamız halinde O’nun sonsuz gücünü artı ya da eksi yönde etkileyemeyiz. Ama Rabbimizin , bu dünyada ve ahirette sağlıklı olmak için bizlere sunduğu İMAN+İBADET+AHLAK Reçetesini HZ.MUHAMMED(sav) +KUR’AN-I KERİM adlı prospektüslerle kullanırsak karşılaşacağımız şey: dünyada HUZUR+ahirette CENNET

olacaktır…NE MUTLU SAĞLIKLI DÜŞÜNENE, NE MUTLU DÜŞÜNÜP İBADET EDENE…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
%d blogcu bunu beğendi: